GÖREV BİLDİRGESİ
Çatalhöyük Akdeniz toplumlarının gelişmesinde önemli olan Anadolu katkısına bir örnektir. Akdeniz kalıtlarında böylesine önemli bir alanın dikkatlice korunması gereklidir. Bu, çamur tuğlaların ve duvar alçısının korunması açısından ve Doğu Akdenizdeki birçok alan hakkında daha çok bilgisi olan alan yöneticileri açısından sorunlar ortaya çıkarmaktadır.

James Mellaart tarafından 1960'lı yılların başında kazılan bu alan, özel bir uluslar arası önem taşıdığından dünyaca tanınmıştır. Türkiye'ye rehberlik yapan popüler Collins Rehberi Çatalhöyük'ü Türkiye'nin olası en önemli arkeolojik alanı olarak anlatır. Bu alan dünyadaki ilk şehir alanıdır (MÖ 7000) ve ilk duvar resimlerine ve heykellerine sahiptir. Olağan dışı sanatı, 9000 yıl önce var olan hayata dosdoğru bir pencere sağlamaktadır ve bu alan, medeniyetin ve ziraatın temellerini anlamamızda uluslar arası önemi olan bir anahtar durumundadır.
Uluslar arası önemi, çekiciliği ve geçmişi göz önünde bulundurulunca, Çatalhöyük, popüler ve ziyaret etmesi heyecan verici bir yer olmalı. Kapadokya ve güney sahilleri arasında bu alan büyük sayıda ziyaretçiyi çekebilir. Yakınında bulunan Konya kentinin müzelerine her yıl 1,3 milyon ziyaretçi gelir. Fakat Çatalhöyük'e bu ziyaretçilerin pek azı uğrar. Birçok rehber kitap burada görülecek pek az şey olduğunu savunur. Bu kitaplara göre, kazının hendekleri yıpranmıştır, görülecek resim olmadığı gibi bir müzeye veya tesise sahip değildir ve birkaç yardımsever bekçi dışında yıpranmış bir höyükten yalnızca biraz daha fazlası görülebilir.

Çatalhöyük'ün durumuna çözüm, tam anlamıyla modern arkeolojik çalışmalar yapmak, alanı koruma altına almak ve ziyaretçileri çekebilecek şekilde alanı tanıtmaktır. Uluslar arası bir grup tarafından yapılan arkeolojik çalışmaları ve alanı korumaya yönelik çalışmaları, 1993'te, Çatalhöyük araştırma heyetinden Cambridge Üniversitesi yönetiminde, Ankara'daki İngiliz Kültür Derneği'nin desteğiyle, Türk Kültür Bakanlığı'nın izniyle, ODTÜ ve Ankara Üniversitesi ile işbirliği içinde Dr Ian Hodder başlatmıştır. Çalışmalar, alanda yeni bölgeleri genişçe açığa çıkarmayı, tamir etmeyi, korumayı ve resim ile heykellerin sunulmasını hedefliyor. Bu çalışmaların 25 seneden daha uzun bir süreyi kapsayacağı düşünülüyor.
En önde gelen hedef, Türk Kültür Bakanlığına iyi düzenlenmiş bir kalıt alanı sağlamaktır. En son tekniklerin uygulandığı bir koruma lâboratuarı kurulacaktır. Ziyaretçiler uygulama halinde bu koruma çalışmalarını görebilecekler. Korunan tablolar, heykeller, tekstil ürünleri, tahta ve seramik buluntular daha sonra alan üzerindeki bir müzeye, gösterilmek üzere yerleştirilecektir ve bu çalışmalar sanal gerçek teknikleri ve interaktif video gösterimleriyle geliştirilecektir. Bazı resimler ayrıca alan üzerinde korunmuş olan evlere geri yerleştirilecektir. Alanın bir kısmının üstü kapanacaktır, böylece eski evler korunabilecektir ve ziyaretçiler bu neolitik köyde gezebilecektir. Ziyaretçilere birçok farklı tecrübe yaşatılarak, alanın bütün potansiyeli yayılmaya başlayabilir.
Ana araştırma, resimleri ve sembolizmi tam anlamıyla çevresel, ekonomik ve sosyal bir bağlamda yerleştirebilme yönündedir. Ortaya en çok çıkan sorular, alanın geçmişi ve ilk gelişmeleri, toplum içerisindeki farklılıkları, sosyal ve ekonomik yönetimleri, ziraatın ortaya çıkması ve yoğunlaşmasının sebepleri, sosyal bağlamda çömlekçiliğin ilk kullanımı, toplum yaşamındaki kişisel eğilimler, ticaret ve bölgedeki başka alanlarla olan ilişkiler üzerinedir.