John Templeton Vakfi

Templeton Vakfı, kompleks toplumlarda dinin rolü konusundaki araştırmaların bir parçası olarak Çatalhöyük özelinde dört farklı alt temada finansal destek sağlamıştır. Bu projelerin detayları aşağıda kısaca açıklanmıştır.

Uygarlığın Doğumunda Maneviyat ve Dini Ritüeller: Bir Durum İncelemesi Olarak Çatalhöyük (ID#12201), 2006-2009.  “Tarihi Evler” deki mekân, zaman, dini sembollerin temelleri ve aktiviteler arasında da bir bağ olduğu tespit edilmiştir. Bir başka deyişle, Çatalhöyük’te ve Orta Doğu’daki diğer erken yerleşimlerde evlerin genellikle üst üste inşa edilmesinde ve önceki evlerin altına gömülen insanlarla bağlantıları vardı. Milattan önce 9. Bin yılda, Türkiye’nin güneydoğusunda bulunan Göbekli sit alanında, tapınaklar yeniden inşa edilmiş ve geçmişten kalma dikili taşların etrafındaki yerde canlandırılmıştır. Çatalhöyük’te bazı evler farklı kuşaklar boyunca hayatta kalmış ve defalarca yeniden inşa edilmiştir. Bu evler ayrıca gömütlerin yoğunluğuna, daha büyük sembolik detaylara ve ritüel donanımlara sahiptir. Gömütlerin ve ritüellerin (tarihi evler) bu özel mekânları da, bu mekânları kullanan birçok birey arasında uzun zamanlı bir ilişki yaratmıştır. Bu araştırma, Hodder (2010), arkeologların Orta Doğu’nun ilk uygarlaşmalarının dini tutumunu ve bu tutumların geniş tarımsal kasabaların oluşumuna nasıl yakından bağlı olduğunu belirleyebileceklerini ortaya çıkardı.

İlk Uygarlıklarda Güç ve Varlığın Temeli Olarak Din: Çatalhöyük’ün Analizi ve Yayınlanması (ID#13463), 2009-2012 Bu araştırma Orta Doğu’daki uygar toplulukların gerçek kurucularının dini, dini objeleri ve tarihini kontrol altında tutan kişiler olup olmadığını ortaya çıkarmayı hedefliyordu. Sonuç ise, Hodder (2014) de dâhil olmak üzere 5 farklı yayında yayınlandığı gibi, oldukça şaşırtıcı olmuştur. Çatalhöyük’ün erken dönemlerinde tarihi evlerdeki dinin kontrolünün, sosyo-ekonomik baskınlık ile bir ilişkisinin olmadığı;Orta Doğu’daki erken dönem sit alanlarından çıkan kanıtlarla, genellikle sosyal statüye bağlı olmaksızın ritüellerde kolektif hareketin varlığı gözlenmiştir.   Bu da, din ve ritüellerin, üretimi ve değişimi kontrol altında tutan dominant bir grup ortaya çıkarmadan uzun süreli ilişkiler yaratmada sürecinde oldukça önemli olduklarını gösteriyor.

Yerleşik Hayatın Başlangıcı Dinin Başlıca Rolü: Çatalhöyük’ten ve Orta Doğu’dan Kanıtlar (#ID22893), 2012-2014. Eğer dinin başlıca rolü sosyal farklılık yaratmak değilse, o zaman nedir? Bu sorunun cevabı din ve tarih arasındaki ilişkide yatıyor. İnsanlar yerleşmeye başladıkça, tarımsal toplulukların en dikkat çeken özelliklerinden biri olan uzun süreli ilişkiler içerisine girdiler. Bu uzun süreli ilişkiler, insanların ekme biçme gibi eylemleri gerçekleştirdiği yerlere bağlıydı. Renfrew, Woodburn ve Fuller, erken Holosen döneminde insanlar tarafından üretilen ya da dönüştürülen kültürel materyallerin (ağlar, botlar, araçlar, silahlar, evler, tarlalar, evcil hayvanlar ve hasat ürünleri) büyük ölçüde insanlara ve mekanlara bağlı olduğunu savunan kişiler arasındadır. İş yatırımı ve işin sonunda elde edilen gelir arasında uzun bir zaman vardı. Yatırımlar geri dönüş yaptığı ve ürünler de birikip, saklanıp, dağıtıldığı için toplumu bir arada tutmaya ihtiyaç duyuluyordu. Üretimlerin sonucunda ortaya çıkan toplumlar ise tarihsel olarak daha kalıcı (zamanla toplumun üyeleri arasında bir bağ oluşturması önem kazanmıştı) ve mekansaldır (depolama, evcilleştirme ve ekipman gibi yeni teknolojilerin birçoğu yer değiştirmeyi engelliyordu). 

Yerleşik Hayatın Şafağında Anlayış ve Yaratıcılık: Çatalhöyük’ün Emsal Davası (#ID52003), 2015-2017. Bu projede yerleşik tarımsal hayatın kökleri ve kavramsal değişiklikleri arasındaki ilişkileri ele alıyoruz. Alandan çıkan eşi benzeri görülmemiş derecede bir veri hazinesi, rahip Teilhard de Chardin, Colin Renfrew ve Jacques Cauvin gibi isimleri de içeren yazarların ortaya attığı bir seri test dahilinde kullanılacak. Bu testler ise temel olarak, insan zihni ve yaratıcılık tarafından ilerletilen kademeli süreçte kilit zaman dilimi olan Neolitik ile ilgilidir. Deneysel arkeolojik araştırmalar aracılığıyla bu proje, bu değişikliklerin zamanlamasına ve sebeplerine dair beklentileri sınayacaktır. Bu projenin amacı, içerik olarak dolu ve bilimsel bir şekilde toplanmış olan verileri, modern zihin yapısının kademeli sürecinde neolitik dönemin kilit bir nokta olduğunu gösteren ve zihinsel olarak nasıl evrimleştiğimiz hakkındaki hipotezleri test etmek için kullanmaktır. 

Bu projeler hakkında daha detaylı bilgi için:

Hodder, I. (ed) 2010. Religion in the emergence of civilization. Çatalhöyük as a case study. Cambridge: Cambridge University Press.
Hodder, I. (ed) 2014. Religion at work in a Neolithic society: vital matters. Cambridge: Cambridge University Press.

Add new comment

main sponsors

Yapı Kredi

Koçtaş

Boeing

secondary sponsors

Konya Şeker

Shell